Yalansız, dolansız.... - Blogcu

Yalansız, dolansız....

9/7/2008 - Hakiki zenginlik



Günlerden bir gün bir baba ve zengin ailesi oğlunu köye götürdü. Bu yolculuğun tek amacı vardı, insanların ne kadar fakir olabileceklerini oğluna göstermek. Çok fakir bir ailenin çiftliğinde bir gece ve gün geçirdiler.

Yolculuktan döndüklerinde baba oğluna sordu,

"insanların ne kadar fakir olabildiklerini gördün mü?"

"Evet!"

"Ne öğrendin peki?"

Oğlu cevap verdi, "Şunu gördüm: bizim evde bir köpeğimiz var, onlarınsa dört. Bizim bahçenin ortasına kadar uzanan bir havuzumuz var, onlarınsa sonu olmayan bir dereleri. Bizim bahçemizde ithal lambalar var, onlarınsa yıldızları. Bizim görüş alanımız ön avluya kadar, onlarsa bütün bir ufku görüyorlar."

Oğlu sözünü bitirdiğinde babası söyleyecek bir şey bulamadı.

Oğlu ekledi, "Teşekkürler, baba, ne kadar fakir olduğumuzu gösterdiğin için!"  

ALINTI

Yorum (1) :: Bağlantı

1/7/2008 - Usta



Yorum (1) :: Bağlantı

11/6/2008 - Herkes aslına çeker...


 
Bir padişah Hızır'ı görmek istiyordu Bir gün bunun için tellallar çağırttı "Kim bana Hızır'ı gösterirse onu armağanlara boğacağım" dedi Birçok oğlu uşağı olan fakir bir adam bu işe talip oldu Karısına dedi ki: "Hanım ben padişaha Hızır'ı bulacağımı söyleyip ondan kırk gün müsade alacağım Bu kırk gün için padişahtan size ömrünüz boyunca yetecek yiyecek, içecek ve para alırım

Kırk günün sonunda Hızır'ı bulamayacağım için benim kelle gider, ama siz rahat olursunuz"

Adamın karısı kanaatkar biriydi "Efendi biz nasıl olsa alıştık böyle kıt kanaat geçinmeye Bundan sonra da idare ederiz Vazgeç bu tehlikeli işten" dedi Ama adam kafaya koymuştu Padişaha gidip Hızır'ı bulacağını söyledi Bunun için kırk gün izin istedi Hızır'ı bulmak için koşuşturacağı kırk gün zarfında ailesinin geçimi için sarayın ambarından tonlarca yiyecek, içecek ve nakit para aldı Bunları evine teslim edip kırk gün ortalıktan kayboldu Kırk günün bitiminde padişahın huzuruna çıkıp herşeyi itiraf etti: 'Benim aslında Hızır'ı falan bulacağım yoktu Ailece sıkıntı çekiyorduk Hızır'ı bulacağım diye sizden dünyalık almak istedim" dedi Padişah buna çok kızdı: "Padişahı kandırmanın cezasını hayatınla ödeyeceğini hiç düşünmedin mi?" diye bağırdı Adam da her şeyi göze aldığını söyledi Bunun üzerine padişah yanında bulunan üç veziriyle görüş alış verişinde bulundu Birinci vezire sordu:

- Padişahı kandıran bu adama ne ceza verelim?

- Efendimiz, bu adamın boğazını keselim, etini parçalayıp çengellere asalım

Bu sırada peyda olan, nurani, ak sakallı bir ihtiyar vezirin sözleri üzerine söyle dedi: Küllü şeyin yerciu ila asıhı"

Padişah ikinci vezirine sordu:

- Bu adama ne ceza verelim?

- Hükümdarım bu adamın derisini yüzüp içine saman dolduralım

Biraz önce ansızın ortaya çıkan ihtiyar yine "Küllü şeyin yerciu ila asıhı" dedi

Padişah üçüncü vezire sordu:

- Ey vezirim sen ne dersin, beni kandıran bu adama ne ceza verelim?

- Padişahım bana göre, bu adamı affedin Size yakışan, sizden beklenen budur Bu adam önemli bir suç isledi ama sanıldığı kadar da kötü biri değil Çünkü çoluk çocuğunun rahatı için kendini feda edebilecek kadar da iyi yürekli

Nurani ihtiyar yine söze karıştı: "Küllü şeyin yerciu ila asıhı"

Bu defa padişah o yaşlı zata yöneldi:

- Sen kimsin? İkide bir tekrarladığın o laf ne demektir?

ihtiyar cevap verdi:

- Senin birinci vezirinin babası kasaptı Onun için kesmekten, etini çengellere asmaktan bah setti Yani aslını gösterdi İkinci vezirin babası yorgancı idi  Yorgan yastık, yatak yüzlerine yün, pamuk vb doldururdu O da babasına çekti

Üçüncü vezirin ise babası da vezirdi O da soyuna çekti, büyüklüğünü gösterdi Benim söylediğim söz "Herkes aslına çeker" demektir Vezir istersen (üçüncü veziri göstererek) işte vezir, Hızır istersen (kendini göstererek) işte Hızır, bu adamı mahcup etmemek için sana göründüm, dedi ve kayboldu.

Yorum (2) :: Bağlantı

9/6/2008 - Angut'un Sadakati


 Herkesin haksız bir şekilde kullandığı bir ifadedir 'Angut'. Biri laftan anlamayınca, boş boş bakınca ya da aptallık edince hemen 'Angut musun?' der günümüzün insanı. Angut'un aslında bir kuş olduğunu bilmeyen bir sürü insan var ülkemizde.

Özelliği nedir bilir misiniz? Angut kuşunun eşi öldüğü zaman yanına o anda başka bir yırtıcı hayvan veya bir insan gelse dahi gözlerini bir dakika bile eşinin ölüsünün üstünden ayırmadan o da ölene kadar onun başucunda bekler.

İşte bu canlının yaptığı en büyük 'Angut'luk budur. Ayrıca bu olay bütün Angut kuşları için geçerlidir, arada bir görülen bir şey değildir. Dişi olsun erkek olsun bütün Angut kuşlarının
Çok ürkek bir hayvan olmasına rağmen eşinin ölüsünün başında bekleyen Angut kuşuna elinizi uzatsanız dahi oradan kaçmaz.

Hani derler ya 'Angut gibi bakmasana' diye... Keşke herkes Angut gibi
bakabilse değer verdiklerine. Bundan sonra bazılarına 'Angut' demeden önce bir kere daha düşünün. Bir "Angut" bile olamayan o kadar çok insan var ki artık günümüzde...

Yorum (2) :: Bağlantı

9/6/2008 - Mutluluk


 ÜZÜNTÜSÜZ YASAMA SANATI


Epiktetos yirmi asir önce demistir ki: "Kader önünde sonunda söyle veya böyle günahlarimizin bedelini önümüze koyar. Görünen ya da görünmeyen zaman içinde herkes günahlarinin bedelini öder. Ektigini biçer.

Bunu bilen adam kimseye kizmaz, gücenmez, kimseyi asagilamaz, kimseyi itham etmez, kimseden nefret etmez, kimseye kin tutmaz. Bunu bilen adam karsilastigi aksiliklere sasmaz. Önüne çikan maddi-manevi engellerin kendi günahlarindan baska bir sey olmadigini bilir."

Düsmanlarinizi düsünmek için ayiracaginiz bir dakika bile düsmanlarinizdan daha degerlidir. Nefret ve intikam hissi size büyük zararlar verir.

Aristo söyle diyor: "Ideal insan iyilik yapmaktan zevk alir. Kendisine iyilik yapilirsa mahcubiyet duyar. Çünkü iyilik yapmak üstünlük isareti, bir iyilige muhtaç duruma düsmek zaaf isaretidir."

Karsilasacagimiz nankörlükten dolayi üzülmemek için hazirlikli olalim.
Karsilik beklemeden iyilik yapalim.

Mutluluk minnet beklemekte degil, minnet gösterilmesinden rahatsizlik duyulacak olgunluga erismektir.

8 Özel Armagan

1) Dinleme... Ama gerçekten dinleyin. Kesmeden, hayal kurmadan, vereceginiz cevabi düsünmeden... Can kulagiyla dinleyin.

2) Sevgi... Kucaklamalar, öpücükler, sirt sivazlamalar ve el tutmalar konusunda cömert olun. Bu ufak hareketler, aileniz ve dostlariniza olan sevginizi daha açik göstermenizi saglayabilir.

3) Kahkaha... Fikra anlatin, neseli hikâyeleri paylasin. Bu armaganiniz "seninle birlikte gülmeyi seviyorum" anlamina gelir.

4) Yazili bir not... Basit bir "Yardimin için tesekkürler" notu, ya da belki bir siir... Kisa, elle yazilmis bir not bazen ömür boyu hatirlanir.

5) Iltifat... Basit, içtenlikle söylenen bir söz ("Bu renk sana ne çok yakismis", "Harika bir is çikardin", "Yemek nefis olmus" gibi) karsinizdakinin içini aydinlatir.

6) Iyilik... Her gün, rutininizi kirip birisine hos, nazik bir sey yapin.
7) Yalnizlik... Bazen tek istedigimiz yalniz kalmaktir. Bu anlara duyarli olun ve ihtiyaci olana yalniz kalma armaganini verin.

8) Neseli bir yapi... Birine tatli bir söz söylemek gibisi yoktur. Selâm vermek veya tesekkür etmek o kadar zor mu?

Yorum (0) :: Bağlantı

2/6/2008 - Ya bardak olacaksın, yada göl..

Hintli bir yaşlı usta, çırağının sürekli her şeyden şikayet etmesinden bıkmıştı. Bir gün çırağını tuz almaya gönderdi. Tuzu, bir bardak suya atıp içmesini söyledi.

         Çırak, yaşlı adamın söylediğini yaptı ama içer içmez ağzındakileri tükürmeye başladı. 'Tadı nasıl?' diye soran yaşlı adama öfkeyle 'Acı' diye cevap verdi.

         Usta kıkırdayarak çırağını kolundan tuttu ve dışarı çıkardı. Sessizce az ilerdeki gölün kıyısına götürdü ve çırağına bu kez de bir avuç tuzu göle atıp, gölden su içmesini söyledi.

         Söyleneni yapan çırak, ağzının kenarlarından akan suyu koluyla silerken aynı soruyu sordu: 'Tadı nasıl?' 'Ferahlatıcı' diye cevap verdi genç çırak. 'Tuzun tadını aldın mı?' diye sordu yaşlı adam, 'Hayır' diye cevapladı çırağı.

         Bunun üzerine yaşlı adam, suyun yanına diz çökmüş olan çırağının yanına oturdu ve şöyle dedi: 'Yaşamdaki ıstıraplar tuz gibidir, ne azdır, ne de çok. Istırabın miktarı hep aynıdır. Ancak bu ıstırabın acılığı, neyin içine konulduğuna bağlıdır.

         Istırabın olduğunda yapman gereken tek şey ıstırap veren şeyle ilgili hislerini genişletmektir. Onun için sen de artık

bardak olmayı bırak, göl olmaya çalış.'

Yorum (0) :: Bağlantı

26/5/2008 - Anlayabilmek

 

"Satılık Köpek Yavruları" ilanının hemen altında
küçük bir çocuğun başı gözüktü ve
çocuk dükkan sahibine sordu :
-"Köpek yavrularını kaça satıyorsunuz?"
Dükkan sahibi :
-"30 dolarla 50 dolar arasında değişiyor fiyatları" dedi
-"Benim 2 dolar 37 sentim var" dedi çocuk
-"Bir bakabilir miyim yavrulara"
Dükkan sahibi gülümsedikten sonra bir ıslık çaldı ve
köpek kulübesinden beş tane yumak halinde yavru çıktı.
Yavrulardan biri arkadan geliyordu. Küçük çocuk
yürümekte zorluk çeken
sakat yavruyu işaret edip sordu:
-"Bunun nesi var?"
Dükkan sahibi onun kalça çıkığı olduğunu ve
hep sakat kalacağını açıkladı.
Küçük çocuk heyecanlanmıştı.
-"Ben bu yavruyu satın almak istiyorum."
Dükkan sahibi:
-"Hayır o yavruyu satın alman gerekmiyor.
Eğer gerçekten istiyorsan o yavruyu sana bedava veririm"
Küçük çocuk birden sinirlendi.
Dükkan sahibinin gözlerinin içine dik dik bakarak:
-"Onu bana vermenizi istemiyorum.
O da diğer yavrular kadar değerli ve
ben fiyatını tam olarak ödeyeceğim.
Aslında şimdi size 2 dolar 37 cent vereceğim ve
geri kalanını ayda 50 cent ödeyerek tamamlayacağım."
Dükkan sahibi çocuğu ikna etmeye çalıştı:
-"Bu köpeği gerçekten satın almak istediğini sanmıyorum.
Bu yavru hiçbir zaman diğer yavrular gibi koşup,
zıplayamayacak ve seninle oynayamayacak."
Bunun üzerine küçük çocuk eğildi,
pantolonunu sıvadı ve
büyük bir metal parçasıyla desteklediği
sakat bacağını dükkan sahibine gösterip,
tatlı bir sesle:
-"Ben de çok iyi koşamıyorum
ve bu yavrunun
kendisini çok iyi anlayacak
bir sahibe gereksinimi var" dedi.

(alıntı)

Yorum (2) :: Bağlantı

18/5/2008 - Ey özgürlük...

Bir zamanlar büyük bir çiftlikte yaşayan bir çoban köpeği varmış. Sahibinin malını ve canını korur, onun verdiği yiyeceklerle hayatını sürdürürmüş. Günün birinde yapmış olduğu bir hata nedeniyle sahibi tarafından dövülmüş. Bunun üzerine geceleyin ilk fırsatta kaçıp ormana gitmiş. Bir kaç gün yalnız başına gezmiş. Derken yabani bir kurtla karşılaşmış. Karşılıklı selamlaşmışlar ve arkadaş olmuşlar. Uzun uzun sohbet edip birbirlerini tanımaya çalışmışlar. Köpek sormuş:

-Sen nasıl yaşarsın kurt kardeş, ne yersin, ne içersin, hayatını nasıl sürdürürsün?

Kurt cevaplamış,

-Valla köpek kardeş, benim hayatım belirsizdir. Dağda taşta gezerim. Kendime bir av bulduğumda yerim. Bulamazsam günlerce aç kalırım. Yaptığım tek şey karnımı doyurmak için avlanmaktır. Onun haricinde hiç bir şey yapmam. Böyle geçer hayatım.

Köpek şaşırmış, birazda üzülmüş ve kendi hayatını anlatmaya başlamış.

-Benim yaşadığım büyük bir çiftlik var. İçerisinde benimle birlikte yaşayan bir sürü hayvan var. Birde sahibimiz var. Ara sıra bizlere kızar ama her zaman karnımızı doyurur. Hiç bir zaman bizleri aç bırakmamıştır. Bizlerde bunun karşılığında görevlerimizi yaparız. Benim görevim çiftliği ve sahibimin canını ve diğer mallarını korumaktır demiş.

Kurt imrenmiş köpeğin hayatına.

-Ne güzel. Keşke senin yerinde olsaydım. Günlerce aç susuz gezip avlanmaktansa sahibimin canını ve malını korurdum. Seni anlamıyorum. Ne güzel hayatın varmış. Neden kaçtın ki?

Aslında köpek de pişmandır kaçtığına. Geri dönmek için bahane aramaktadır. Bu sözleri duyunca karar verir dönmeye,

-Bak kurt kardeş. İstersen beraber gidelim bizim çiftliğe. Beraber yaşar gideriz. Birbirimizin arkadaşı oluruz. Sahibim senide kabul eder. Ne dersin?

Kurt sevinmiş ve hemen bu teklifi kabul etmiş. Beraberce çiftliğin yolunu tutmuşlar. Sevinç içinde şarkılar söyleyerek, koşar adım gidiyorlarmış. Derken kurdun gözüne köpeğin boynundaki yara izi takılmış. Merak etmiş ve sormuş.

-O boynundaki yara izi nedir köpek kardeş?

Köpek yanıtlamış,

-Ben sana söylemeyi unuttum. Sahibim gündüzleri beni bir tasma yardımıyla kulübemin önündeki kazığa bağlar. Fakat geceleri ipimi çözer. İşte bu yara, tasma yarasıdır. demiş.

Bunu duyan kurt hemen durur ve köpeğe şöyle der.

-Olmadı köpek kardeş. Sen git. Ben günlerce aç susuz gezebilirim fakat bağlı kalamam. Yolun açık olsun... 

Yorum (0) :: Bağlantı

16/5/2008 - Ah dayı....

  

   Bir gün ormanlar kralı aslan ormanda gezerken karşısına yaşlı bir kedi çıkmış. Kedinin tavırları oldukça rahat olduğundanmıdır bilinmez, bizim kralın gözüne batmış. Aslan kararlıdır. Bu yaşlı kediye, ormanın diğer sakinlerinin kulağına küpe olsun diye haddini bildirecektir. Bir hışımla kedinin üzerine atlar ve boğazına çöker. Tam öldüreceği anda İhtiyar kedi can havliyle aslana dönerek;

-Dur, ne yapıyorsun, ben senin dayınım.

   der. bunu duyan aslan kahkahalar atmaya başlar.

-Nasıl sen benim dayım olabilirsin. Şu boyuna bak. Seni öldürmemem için yalan söylüyor belkide kaçmak için vakit kazanmaya çalışıyorsun. Benim senin gibi küçük dayım olamaz.

bunun üzerine kedi anlatmaya başlar.

-Bak yeğenim. Bir zamanlar bende senin gibi iri-yarı, güçlü kuvvetli bir aslandım. Lakin hayat beni bu hallere düşürdü. Onun için böyle küçüldüm der.

   Aslan yine gülerek sorar.

-Hayat seni nasıl küçülttü? anlat bakalım.

   Kedi kısa ve net cevap verir.

-İnsanoğlunun eline düştüm.

   Aslan artık sıkılmıştır. Sinirlenir ve tek hamlede kediyi bogazlayıverir.Kendisiyle dalga geçmenin ne demek olduğunu herkese göstermiştir. Keyfi yerine gelir ve vakur bir halde ormanda gezmeye devam eder.

   Aradan epey zaman geçer. Bir gün bizim kral aç kalır ve ormanın yakınında bulunan bir köye girmeye karar verir. Köyün içinde bulunan büyük bir çiftliği farkeder. İçerisinde koca bir sığır sürüsü kendisini beklemektedir. Sürünün içinden en büyük ineği gözüne kestirir. Sinsi bir şekilde ineğe yaklaşırken çiftlik sahibi bunu fark eder ve

-Hey, ne yapıyorsun. O inek benim evimin geçim kaynağı. Onu yersen bizler aç kalırız. Nolur ineğimi yeme.

   Buna karşılık aslan,

-O ineği yemezsem ben aç kalırım ve tabiiki bunun sonucunda ben ölürüm. Kusura bakma İnsanoğlu, o inek benimdir.

   Çiftçi hemen cevap verir.

-Bak Aslan, seninle anlaşabiliriz. Senin karnın aç. O ineğin hepsini zaten yiyemezsin. Gel beni dinle, sana bi tane koyun vereyim, sen onu ye karnını doyur, ineğimi bana bırak der.

Aslan biraz düşünür ve kabul eder. Zaten onun tek amacı karnını doyurmaktır. Gidip koyunu getirmesini söyler. Fakat çiftçi,

-Tamam ama şimdi ben gidince sen dayanamayıp ineği yersin. Kabul edersen ben koyunu getirene kadar seni şu ağaca bağlayayım. Maksat gözüm arkada kalmasın der.

   Aslanda

-Lanet olsun içimdeki şu insan sevgisine (bunu ben ekledim) tamam der

   Çiftçi aslanı ağaca sıkıca bağlar ve alır eline küreği. Yermisin yemezmisin. Bizim kralı öyle bir döverki, Aslanın bağırtısını bütün orman duyar. O esnada aslanın aklına öldürdüğü kedi gelir ve ağzından şu sözler çıkıverir..

-AHHH DAYI AHH. SENİN KADAR KALABİLSEYDİM....

 

 

Yorum (0) :: Bağlantı

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->
Sitenizesayac.com

Hakkımda

Sular yükselince balıklar karıncaları, çekilince karıncalar balıkları yer. Kimse bu gününe güvenmesin. Kimin kimi yiyeceğine suyun akışı karar verir...

Son yazılarım

Güzel vücut için bunları yiyin!
Doğru makyaj tekniklerini biliyormusunuz...
ANNELER GÜNÜ KUTLU OLSUN
Sağlıklı zayflama önerileri
Coy Lab Glove Boxes
Human motion measurement
Titanium dioxide industry
Cargille Products
Borsa düştü dolar yükseldi
Socoin Porto Rotondo srl
Gül ve güzellik sırları
Cildimizin Düşmanları...
Jennic unveils 32-bit wireless microcontroller
AdTech Ceramics
Reverse Osmosis Nedir?
DizayN Su Arıtma Teknolojileri
Gasglass Handheld v2
Trecarco specialist Measurement Intruments
CMM International
Sigara Neden Zararlıdır?
Sevgililer Günü
TENİNİZE EN UYGUN RENKLER!
Laments Possible Closing of KYC
FOREX EDUCATION - FOREX TRAINING
Powered by a 100MHz DSP platform using FPGA technology.

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Aşkım

Kategoriler

  • Bilim
  • Dİn
  • Dünya
  • ELECTRONICS
  • Eğitim
  • finans
  • Golf
  • haber
  • Kadın
  • Kişisel gelişim
  • Kültür-Sanat
  • Mizah
  • moda
  • Müzik
  • otel
  • Otomobil
  • Sağlık
  • seyahat
  • Spor
  • Strateji
  • Tarih
  • tatil
  • tatlı tarifleri
  • Villa
  • yat
  • Yaşam
  • yemek tarifleri
  • Şiir
  • Arkadaşlarım

    teknolojiyleyasam
    egeninyildizi
    reyhan28
    ByPaSS
    akikden
    busecegunler
    BECEDE
    mineabla
    duygularayolculuk
    sihirliyumak
    mucizetatlar
    alpaslan2344
    ilkayinmekani
    gonulgulu
    zeynepvesude
    btunguc
    almulaca
    42zengin