Kendinize yaptığınız haksızlıklara ve hatalara son verme zamanı geldi de geçiyor bile... Vücudunuzu kendinizle barıştırın! Göreceksiniz ki size hemen cevap verecek. Ayaklarınız ve nefesiniz merdiven çıkarken sizi üzmeyecek, göbeğiniz ayakkabı bağlarken görmenizi engellemeyecek. Vücudunuz şekillenecek, sırtınız acı vermeyecek, beliniz incelecek, düğmeleriniz bile sizinle barışıp, daha kolay iliklenecek. Bu arada size darılanlar olabili tabii ki... Yağlar, kolesterol, şeker, alkol ve sigara gibi... Başlamak için daha fazla beklemeyin. Vücudunuza bugün bir hediye alın; bir çift spor ayakkabı, eşofman ve T-shirt mesela! Vücudunuzu en iyi arkadaşınız olan su ile de tanıştırmayı da unutmayın. Sonra da onunla yemeğe çıkın. Güzel bir ızgara balık, yeşil salata ve biraz sebze....
MEVSİMSEL KİLO FARKI
Kış aylarında insanlar ısınmak için daha yağlı ve kalorili besinlere yönelir.
Bunun sonucunda da kilo alımı kaçınılmaz bir son haline gelir. Yaz aylarında ise daha ince kıyafetlerin giyilmesiyle kış mevsiminde alınan fazla kilolar kendisini daha da fazla göstermeye başlar. Bu durum kişileri kilo vermeye yönlendirir. Kişiler, kışın aldıkları kiloları kaybetmek için acele etmekte ve sağlıksız diyetlere başvururlar.
Sağlıklı Zayıflamanın Yolu Dengeli Beslenmeden Geçiyor
Sağlıklı bir yaşam için hayatımızın her döneminde yeterli ve dengeli beslenme alışkanlığı edinmek önemli. Kilo vermek isteyen kişi de, zayıflama diyetini uygularken, günlük enerji alımını, bir diyetisyen tarafından kendisine özel olarak hazırlanan beslenme programı ile yapmalıdır.
Peki kişiler nasıl bir beslenme uygulamalı ki hem sağlıklı beslenelim, hem de fazla kilolarımızdan kurtulalım?
İşte size bunun için bazı püf noktaları:
Kendinize az miktarda ancak sık aralıklı bir beslenme programı düzenleyiniz. Bu şekilde hem aç kalmamış olursunuz hem de daha sağlıklı kilo kaybetmiş olursunuz.
Poğaça, börek yemek yerine güne güzel bir kahvaltı yaparak başlayınız.
Dışarıda yediğiniz yemeklerde daha çok ev yemekleri veya hafif ızgaralar yapan yerleri tercih ediniz.
Alkol ve hazır içecekler yerine limonlu veya meyveli sodaları tercih ediniz. Taze veya kuru meyve yemeğe özen gösteriniz.
Özellikle yaz aylarında artan hava sıcaklığı ile birlikte terleme ile kaybedilen vücut sıvılarını yerine koymak için günde 2,5-3 litre su içiniz. Günlük posa alımınızı arttırınız. Tam tahıl ürünleri, taze sebze ve meyveye günlük beslenmenizde yer veriniz.
Soslu yemekler, mayonezli, soslu salatalar yerine limon, soya soyu gibi kalorisiz olanlarını kullanmaya çalışınız.
Günlük yağ alımınızı azaltınız.
Düzenli egzersiz yapınız. Unutmayınız ki, vücut sağlığı açısından egzersizin alışkanlık haline gelmesi, düzenli bir beslenme alışkanlığı kazanmak kadar önemlidir.
Şekerden uzak durunuz. Çay ve kahvenize şeker atmayarak bu işe başlayabilirsiniz.
Çok tatlı yemek istediğiniz zaman yaz mevsiminin vazgeçilmez parçası olan dondurmayı özellikle sade ve ya meyveli olanları tercih ediniz. Ya da sütlü tatlı tüketebilirsiniz
Çiçeklerin kraliçesi olarak sayılan ve özel günlerin anlamlı çiçeği gülün marifeti sadece kadınların gönlünü fethetmek değil aynı zamanda onları güzelleştirmek.
Gül güzeli olmak elinizde
Çiçeklerin en anlamlısı olarak bilinen, güzelliğiyle küsleri barıştıran, aşıkları kavuşturan gül, sadece anlamlı bir çiçek değil aynı zamanda güzelliğin de vazgeçilmez bitkilerinden. Ana vatanı Anadolu, İran ve Çin olan gülün, suyu ve yağı, parfüm ya da yiyeceklerde de kullanılıyor. Anadolu'nun gül diyarı olarak bilinen Isparta-Burdur civarında gül ziraatının 120 yıllık bir geçmişi var. Buradan elde edilen gül yağı ve gül suyu, dünya piyasasına yüksek değerden satılıyor.
Cilt Temizliği
• Bir kaba 2 yemek kaşığı kil, 3 yemek kaşığı gülsuyu ve 1 çay kaşığı zeytinyağını koyup iyice karıştırın ve koyulaşıncaya kadar iyice kaynatın. Yüzünüzü yıkadıktan sonra bu karışımı göz ve dudağın kenarları hariç cildinize sürün. 5 ya da 7 dakika beklettikten sonra yüzünüzü yıkayın. Bu gül maskesi cildin kirlerini ve fazla yağlarını alıp temizler. Gül kokusu cildi rahatlatır ve besler.
• 4 litre üzüm sirkesi içine 10 avuç kuru gül yaprağını ekleyip karıştırın. 15-20 gün güneşte tutup süzün. Gargara, losyon, makyaj temizleyicisi olarak kullanabilirsiniz.
• Üç avuç taze gül yaprağını beş dakika suda kaynatın sonra bir çay kaşığı dövülerek toz haline getirdiğiniz ıhlamur yaprağından, bir çorba kaşığı taze kaymak, bir tatlı kaşığı süzme bal ilâve edin. Hazırlanan karışım krem kıvamına gelinceye kadar kestane unu ilave ederek karıştırın. Cildin parlak, nemli ve güzel olmasını sağlayan bu karışımı yüzünüze sürebilirsiniz.
• Pul pul dökülen kuru bir cilde sahipseniz bu görünümden kurtulmak için kurutulmuş gül yapraklarını küçük parçalara bölün, süt, mısır nişastası ve bir parça bal ile karıştırın. 15 dakika beklettikten sonra, bu karışımla yüzünüze yavaş yavaş masaj yapın. Bu masaj sayesinde cildiniz kaybettiği nemi geri kazanacaktır.
• 3 çay bardağı gül suyuna 1 çay bardağı vazelin koyun ve karıştırın. Bu karışım el ve dudak çatlaklarına iyi gelecektir.
• Saf zeytinyağının içine 10-15 damla gül yağı koyun vücuda masaj yapın.
• Küvete banyo suyunun içine 11-15 damla gül yağı damlatıp iyice karıştırın, bu karışım hem güzel kokmanızı hem de rahatlamanıza yardımcı olacaktır.
• 30 gr şampuanın içine 12 damla gül yağı koyun ve karıştırın. Saç diplerine masaj yaparak saçınızı yıkayın. Bu maske saçınızı besler, kepeklenmesini önler.
• Gül reçeli, gül şarabı, gül balı yenmeye devam edildiğinde mideyi kuvvetlendirir, yaralara ve tıkanıklıklara iyi gelir.
• İshali engellemek için 20 gr. gül kurusunu 1litre suda kaynatın, günde 3 fincan içebilirsiniz.
• 2 su bardağı taze gül yaprağını, 2 bardak şeker ile karıştırın. 1 bardak su ile kısık ateşte 1-2 saat pişirin. Ocaktan almadan önce içine yarım limon suyu katın. Bu karışım hafif sindirim sistemi iltihaplarına, romatizma ve eklem iltihaplarına iyi gelir.
• 1 litre şarabın içine 1 avuç gül yaprağı atın, yarım saat dinlenmesi için bırakın. Cildinizi bu karışım ile temizleyin.
Gül yağı faydaları
• Antiseptik (mikrop öldürücü )olarak kullanılan gül yağı makyajı temizler, ciltteki doğum lekelerini alır. Alerjik ciltlere iyi gelir. Cilde canlılık kazandırır.
• Boğaz ve bademcik iltihaplarının giderilmesine yardımcı olur.
• Ellerinizin ve cildinizin güzelleşmesi için gül yağını badem yağıyla karıştırıp, kullanabilirsiniz.
Cildiniz hassas mı?
Aşağıdaki semptomlardan üç veya daha fazlasına sahipseniz cildinizin hassas olduğunu söyleyebiliriz...
• Yün ve keten gibi sert kumaşlar cildinizi rahatsız ediyor. Kaşınmaya ve bunu takip eden birkaç gün boyunca yanmaya sebep oluyor.
• Sürdüğünüz parfüm veya taktığınız nikel takılar teninize değdiği yerlerde kurdeşene neden oluyor.
• Kaşımasanız bile bir sivrisinek ısırığı günlerce kalıyor.
• İçeriğinde mineral yağ, koruyucu veya güçlü bir koku bulunan cilt temizleyicilerini uyguladığınızda, cildiniz bozulmaya daha meyilli hale geliyor.
• Saçınızın doğal rengi sarı veya kızıl. Ayrıca teninizin rengi çok açık veya çilleriniz var.
• Güneşe, soğuğa, sıcağa, neme veya rüzgara maruz kaldıktan sonraki birkaç gün cildiniz batıyor, kaşınıyor veya geriliyor
cilt düşmanı ciddi hata fazla şeker, çikolata cildi bakımsız korumasız bırakmak bakım ürünlerini bilinçsizce kullanmak yok yere stres yaratmak sivilcelerle oynamak makyajı temizlemeden yatmak sigara içmek, alkol kullanmak fazla şeker çikolata yemek
çikolata şeker yemenin cilde zarar verdiği kesin olarak söylenmiyor. ama her şeyde olduğu gibi tatlıyı fazla kaçırmak, cildin sağlığını korumak açısından hiç iyi değildir. cildin sağlıklı pürüzsüz olabilmesi için yenilenlere nihayet derece özen gösterilmeli. özellikle vitamin mineralli yiyecekler tüketmek çok önemli. günde parça taze meyve sebze aş bunun için yeterlidir.
cildin iyi beslenmesi için besinleri yemeye özen gösterin
kiwi: vitamini deposu olan yeşil meyve, enfeksiyonlarla mücadele etmek cilt kusurlarını engellemek açısından oldukça faydalı
deniz ürünleri: vücuttaki mineral seviyesini yükseltmenin iyi yolu, bol çinko içeren deniz ürünleri yemek.
ıspanak: cildi güçlendiren çok iyi bir sebze. her zaman yemeye bakın.
cildi bakımsız korumasız bırakmak
dış etkenler çok yüzü etkiler. sadece hava almaya çıkıldığında bile, sert bir rüzgar, güneş kirlilik, cildinizi yıpratmaya soldurmaya yeter. cildi korumanın etkili yolu yüksek faktörlü nemlendiriciler kullanmaktır.
bakım ürünlerini bilinçsizce kullanmak
fazla fazla sarfettiğiniz bakım ürünleri malesef vücuda iyi gelmiyor. asıl yapılması gereken yüzü sadece temizlemek tonik sürmek, nemlendiriciyi ise sadece cildin ihtiyacı olan bölgelerine sürmek. örneğin burun çene bölgeleri yağ bezleri açısından oldukça zengindir. bölgelere fazla nemlendirici sürmemek gerekir. ayrıca bakım ürünü alırken cilt tipini iyi bilmeli.
yok yere stres yaratmak
her şeyi sorun eden insanlar hayatlarını stres dolu geçirirler. sorun herkesde farklı dışa vurur. kimi baş ağrısı çeker, kiminde ise sivilceler çıkar. stresden uzaklaşmanın etkili yolu spor yapmaktır. ayrıca güzellik uykusuna yatmak iyi bir cilt onarım malzemesidir.
sivilcelerle oynamak
sivilceyi sıkmak demek, sivilcenin iyice yayılması enfeksiyonun derinleşmesi demektir. sivilcenin kendi kendine sönmesini beklemek iyisi. esnada kapatıcı kullanılabilir. üzerine fondoten sürün. ancak bunu abartmayın. sürekli fondoten kullanmak, cildin hava almasını engeller sivilce geçeceği varsa geçmez.
makyajı temizlemeden yatmak
akşam makyajı temizlemeden yatmak cildin hava almasını engeller. cilt özellikle akşam uyurken kendini yeniler. yüzden geceleri cilt temizliğine daha çok önem gösterilmeli.
sigara içmek alkol kullanmak
alkol sigaranın cilde vereceği zarar hiçbir şey ile kıyaslanmayacak kadar büyüktür. sadece sigara içilen bir ortamda bulunmak bile cilde nihayet derece zarar verir. iki cilt düşmanı ile savaşabilmek için vitamin minerale gereksinim vardır. alkol vücuttaki oksijen vitaminini yakarak, cildin yeni sağlıklı hücreler üretebilmesi için gereksinim duyduğu amino asitleri yok eder. böylece cildin soluk alması nihayet derece güçleşir.
Sigara dumanında nikotin, katran ve zehirli gazlar bulunmaktadır. Katran maddesinin içerisinde yaklaşık olarak 4000 kimyasal bileşik bulunur. Bu kimyasal bileşiklerin birçoğu da toksiktir yani zehirlidir ve bugün için bu kimyasal bileşiklerden 43 tanesinin kansere yol açtığı bilinmektedir
Sigaranın dumanında bulunan zehirli gazlar ise nitrojen oksit ve eksoz gazı olarak da bilinen karbon monoksit gazıdır. Özellikle karbon monoksit gazı kanın oksijen taşıma gücünü azaltır. Nikotin ise bağımlılık yapar. Nikotin aslında bir zehirdir. Nikotin yüksek dozda alındığında öldürebilir. Kan basıncını yani tansiyonu ve kalp hızını(nabzı) artırır. Sigara karbon monoksit ile birlikte kalp ve beyin damarlarının hastalanmasına yol açar.
Sigara içenlerin yaklaşık % 25 i sigara nedeniyle yaşamlarının erken bir döneminde ölmektedirler. Yapılan bir araştırmaya göre 1950 - 1975 yılları arasında 10 milyon kişi sigaraya bağlı hastalıklar nedeniyle ölmüştür. 1975 - 2000 yılları arasında ise 50 milyon kişinin sigara nedeniyle ölmesi beklenmekteydi.
Sizce yaşam bu kadar değersiz mi ?
Sigaranın neden olduğu en önemli hastalık grubu kanserlerdir. Sigara, akciğer kanseri başta olmak üzere soluk borusu, gırtlak, ağız, dil, dudak, yemek borusu, mide, pankreas, mesane, böbrek ve kadınlarda rahim ağzı kanserlerine neden olmaktadır. Tüm kanser ölümlerinin % 30 unun, akciğer kanserinden ölümlerin ise % 90 ının nedeni sigaradır. Günde 1 paket sigara içen birinde akciğer kanserine yakalanma riski hiç içmeyen birine oranla 20 kat fazladır.
Her sigara sizi kansere bir adım daha yaklaştırmaktadır !
Solunum sistemi hastalıklarından kronik bronşit ve amfizemin em önemli nedeni sigaradır. Kronik bronşitten ölüm oranı hiç sigara içmeyenlerde 100 000 'de 3 iken, günde 1 paketten fazla sigara içenlerde 100 000 ' de 114 'e çıkmaktadır. Sigara akciğerin doğal savunma sistemini de bozduğu için her türlü her türlü enfeksiyon riskini arttırmaktadır. ( Zatürree, bronşit vb. )
Yaz aylarıyla güzelleşmek isteyen bayanlara tabi gıdaları tavsiye eden uzmanlar, sivilcelere yeşil yapraklı bitkilerin, cilt kuruluğuna zeytinyağı ve kırışıklıklara ise ahududu ve böğürtlen gibi orman meyvelerinin iyi geldiğini belirtiyor.
Koyu yeşil yapraklı bitkiler: Sivilceye iyi geldiği tespit edilen, ıspanak gibi koyu yeşil yapraklı bitkiler bol miktarda antioksidan içeriyor. Bu bitkilerin bir kısmında bol miktarda demir bulunuyor. Yeterince demir almayan kadınların suratlarında kuyu renkli halkalar belirir. Yeşil yapraklı bitkilerde bulunan minarellerden birisi de çinkodur. İsveç te sorunlu cilde sahip hastalar üzerinde yapılan bir araştırmaya göre, diyetlerine çinko eklendiğinde, 3 ayda yüzde 85 lik bir iyileşme olduğu tespit edildi. Çinko aynı zamanda hasarlı kolajenin kırılıp yeni kolajen üretilmesini de sağlıyor
Zeytinyağı: Cilt kuruluğuna karşı tavsiye edilen zeytinyağı, pürüzsüz bir cilt sağlıyor. Eğer çok kuru ve dökülen bir cilde sahipseniz, yeterince yağ almıyor olabilirsiniz. Bu durumda, beslenme programınıza uygun miktarda yağ eklediğinizde, bu durumun birkaç hafta içerisinde iyileştiğini görürsünüz. Eğer kuru cilt probleminiz varsa, günde bir çorba kaşığı zeytinyağı sizin için idealdir. Eğer probleminiz tıkanmış gözeneklerse, o zaman zeytinyağındaki yağ asitleri bunların temizlenmesine yardımcı olur.
Su: Kurumuş bir cilt, soluk ve gri görünür. Buna en iyi gelen şeyse sudur. Nemlenen cilt, daha sağlıklı görünür. Ayrıca kırışıklıklar da bu şekilde daha az belli olur. Bunun için her gün minimum 2 litre su içmelisiniz. Eğer egzersiz yapıyorsanız, bu miktarı artırın.
Brokoli: Cildi esnek tutan brokoli, A ve C vitaminleri gibi antioksidanlar açısından pek çok besinden daha zengindir. Ayrıca kansere karşı etkili olan kimyasallar da içerir. C vitamini, cildi esnekleştirir ve morarma ve çürümelerin önüne geçer. A vitamini ise enfeksiyona karşı direnci artırarak aknenin önüne geçer.
Orman meyvaları: Dut, böğürtlen, ahududu, çilek gibi orman meyveleri kırışıklıklara iyi gelir. Yaşlanmayı geciktirme konusunda ümit veren, polifenoller (bir tür antioksidan) içerirler. Ayrıca kısa zamanlı hafıza ve denge için de yararlıdırlar. Bir avuç çilekte bulunan C vitamini, günlük ihtiyacınız olan kolajeni tekrar üretmeye yetecek miktardadır.
Somon balığı: Omega-3 yağ asitlerini içerir. Bunlar, kolajeni yok eden bağımsız radikallerle savaşır ve cilt üzerindeli ince çizgilerin derinleşmesini önler. Tavsiye edilen miktar, haftada 3 kez somon yemektir. Eğer deniz ürünlerinden hoşlanmıyorsanız, o zaman alacağınız 2 bin mg lık balık yağı takviyesi de 115 gramlık somonun yerini tutar. Ya da beslenme programınıza ketentohumu yağı ve fındık ekleyebilirsiniz. Bunlar da akneye iyi gelen çinkodan içerir.
Kantalup kavunu: Pul pul dökülmeyi önleyen bu kavun, likopen gibi karotene benzer maddeler içerir. Bunlar, kırışıklıkların ortaya çıkmasına neden olan, kolajenin hasar görmesi durumunu azaltır. Cildinizin rengi donuksa, günde birkaç dilim kantalup kavunu yemek size iyi gelecektir. Ayrıca dirsek bölgesindeki deri sertleşme ve kurumaları için de faydalıdır.
Soya: Sivilceyi önleyen soya, hangi formda olursa olsun tam bir cilt kurtarıcısıdır. İçerdiği östrojene benzeyen kimyasallar nedeniyle, akne oluşumunun önüne geçebilir. Ayrıca soyada, yeni hücre oluşumuna yardımcı olan ve cildi nemli tutan E vitamininden de bol miktarda bulunur.
Havuç: Kırışıklığa iyi gelir. Havuçta bulunan beta karoten kuru cilt için bire birdir. Bu madde, kayısı ve tatlı patates gibi diğer turuncu renkli sebze ve meyvelerde de bulunur.
Yulaf: Toksinlerin dışarı atılmasını sağlayan yulafın ağır ağır pişerek hazırlanması gerekir. Yulafın içerdiği lifler, vücut tarafından toksinleri filtre etmekte kullanılır. Ayrıca B vitaminleri açısından da son derece zengindir.
Dünyada organ bağışındaki sıkıntıyı gidermek amacıyla tasarlanan yapay kalbin 2011'de klinik deneyler için hazır olacağı açıklandı.
Tamamen yapay olan prototipi hazırlayan Avrupalı araştırmacılar, kalbin klinik deneylerine 2011'de başlayacaklarını bildirdi.
Yapay kalbin üretimi, kalp nakil uzmanı Alain Carpentier, Truffle şirketi ve Fransız yeni buluşlar ajansının desteğinde biyomedikal Carmat firması tarafından Paris yakınında bir yerde yapılacak.
Bilim adamı Carpentier, AFP ajansına yaptığı açıklamada, "artık araştırma safhasından klinik uygulamalara geçtiklerini ve 15 yıllık çalışmadan sonra yapay kalbin insanların kullanımına hazırlanması için üretimine başlayacaklarını" söyledi.
Kimyasal işlem görmüş hayvan dokularından yapılan yapay kalpte, Carpentier tarafından geliştirilen ve hali hazırda dünyada kullanılan kalp kapakçıları protezine benzer bir teknoloji kullanılıyor.
Carpentier, yapay kalpte kullanılan hayvan dokularının, hastanın bağışıklık sisteminin bu organı reddetmesini engelleyecek şekilde tasarlandığını belirtti.
Yapay kalbin şimdiye kadar hem hayvanlarda hem de dijital simülasyon yoluyla denendiğini kaydeden Carpentier, denemeler sırasında komplikasyon olmadığına dikkat çekti.
Gerçek bir kalp görüntüsüne sahip yapay kalbin, dünyada her yıl ihtiyaç duyulan 20 bin kalp bağışçısı sıkıntısına çare bulması ümit ediliyor.
Düzenli beslenmeyen ve doğru egzersiz yapmayan insanların hormonları düzenli salgılanmaz.
20 Temmuz 2005 Çarşamba 00:33
Mutsuz kişiler, çareyi yemekte arıyor. Alınan kilolar ise işi iyice zorlaştırıyor...
Teknolojinin gelişmesi, yaşam şartlarının gün geçtikçe ağırlaşması kişilerin sağlıklarına da gerekli önemli göstermemelerine yol açıyor. Düzenli beslenmeyen ve doğru egzersiz yapmayan insanların hormonları düzenli salgılanmaz. Bu tür insanlar kendileri mutlu olamayacağı gibi, çevresindeki insanlara da yeterli ilgiyi gösteremez. Bu insanların vücutlarındaki yağ oranı arttıkça şişmanlık psikolojisinin ürünü olan kendine güvensizlik, beğenilmeme, çevresine mutlu gözüken fakat kendi içinde sorunları artarak devam eden, ağrı, stres gibi uyaranlara daha fazla uyarılma örneği gösteren kişilerden biri olurlar.
İnsanlarda meydana gelen fazla yağ, yani şişmanlık genetik, çevresel ve psikolojik faktörlerin dışında aile bireylerinin yanlış tutumlarından da kaynaklanır. Şişmanlık eğilimi bulunan insanların aileleri incelendiğinde aile bireylerin birinin veya ikisinin birden sevgiden veya içtenlikten mahrum olarak büyüdükleri, sevginin karşılığı olarak da yiyeceğe yöneldikleri sıklıkla görülür.
Fast food ürünleri, besleyici değeri daha fazla olan ev yemeklerinden daha ilgi çekicidir. Çocukların bu tür yiyeceklere karşı ilgileri artarken temel besin maddelerine olan ilgileri azalır. Böylece sağlıksız bir beslenmeye doğru gidilmiş olur. Temel gıda maddelerinin kullanımı bir disiplin içinde çocuklara verildikten sonra tabii ki belirli aralıklarla fast food ürünlerine, çikolatalara doğru ve yeterli beslenme programının içinde yer verilebilir.
Uzmanlar, sağlıklı bir vücuda sahip olmanın ve dengeli beslenmenin şartlarından birinin de yeterli su alınması olduğunu önemle hatırlatıyor. Çocukluk çağında başlayan ve ileriki yaşlarda da devam eden sıvı ihtiyacını meşrubattan sağlama isteği metabolizma için zararlı bir seçim. Çocuklara su içme alışkanlığının kazandırılması, ancak haftada belirlenecek sayıda gazlı veya gazsız meşrubatlara izin verilmesi gerekiyor.
İşitme Cihazı Nedir: İşitme cihazları dışarıdan gelen seslerin şiddetini yükselterek kulağın duyabileceği seviyeye getiren elektronik aletlerdir.
Hangi Durumlarda Kullanılırlar: Hastada mevcut işitme kaybının ilaç ya da ameliyatla düzelme ihtimalinin olmadığı veya düzelme ihtimali olsa bile özellikle ameliyatların riskli bulunması durumunda işitme cihazı kullanılır. Genellikle iç kulakla ilgili (sensörinöral) işitme kayıplarında kullanılır ancak bazen orta kulak problemlerinde de kullanılırlar. İşitmenin tamamen kaybolduğu durumlarda işitme cihazı fayda vermez.
Nasıl Çalışırlar: İşitme cihazının başlıca 3 parçası bulunmaktadır.
1-Mikrofon: Ses enerjisini elektriksel sinyale çeviren kısımdır.
2-Amplifikatör: Mikrofonon oluşturduğu elektriksel sinyalin şiddetini arttıran kısımdır.
3-Hoparlör: Şiddeti yükseltile elektriksel sinyali ses enerjisine dönüştürür.
Kaç Tür İşitme Cihazı Vardır: İşitme cihazları genel olarak analog ve digital olmak üzere 2'ye ayrılırlar. Digital cihazlar teknolojik olarak daha avantajlıdırlar. İşitme cihazları takılan bölgeye göre de kulak arkası, kulak içi, kanal içi, gözlük tipi, cep tipi gibi kategorilere ayrılırlar. Kulak arkasındaki kemik içine bir ameliyatla yerleştirilerek kullanılan işitme cihazları da vardır.
İşitme Cihazı Nasıl Seçilir: Hangi tür işitme cihazına karar verirken belirli kriterler göz önünde tutulur. İşitme kaybının derecesi, işitme kaybının hangi frekanslarda olduğu, konuşmayı anlama derecesi, kulaktaki hastalığın ne olduğu ve hastanın tercihi önemlidir.
Radyasyon Onkoloğu, Cerrah veyaTıbbi Onkolog tarafından tetkik ve araştırma sonucu kesin tanı konarak , ışın tedavisi ile tedavisi uygun görülen hastalara IŞIN (radyasyon) verilerek yapılan tedavidir.
Radyoterapi uygulanmasına nasıl karar verilir?
Bir hastaya Radyoterapi uygulanması için DOĞRU bir KARAR verilebilmesi ancak şu bilgiler olduğunda mümkündür:
1.Histopatolojik kesin tanı konulmuş olmalı.
2.Hastalığın yayılımının araştırılarak EVRELEME’sinin yapılması
3.Onkoloji bilgisi olan uzmanlar tarafından karar verilmesi.
RADYOTERAPİ (Işın Tedavisi) kime uygulanır?
·Bir hastaya ışın tedavisi yapmak için o hastada bu tedavininendikasyonu (gerekliliği) olması gerekir.
·Işın tedavisine karar verirken yukarda belirtilen ONKOLOJİ kuralları uygulanır. Işın tedavisi kararlaştırılırken daha sonra veya birlikte diğer tedavi yöntemlerinin uygulanıp uygulanmayacağı da belirlenerek bir plan yapılır.
RADYOTERAPİ (Işın Tedavisi) Planlaması (Fig.1) tedavinin en önemli kısmıdır! Bir hastaya ışın tedavisi yapılmasına karar verildikten sonra ; ışının nereye, nasıl, ne kadar dozda ,kaç gün verileceği belirlenerek tedavi verilecek alanlar ve dozu çok dikkatli ve itina ile hesaplanır. Bu ise bilgi, beceri ve tecrübe gerektirir.Yanlış yapılacak bir planlama sonucunda tümöre ışın verilmeyip normal dokulara ışın verildiğinde çok zararlı olunabilir. Çünkü yanlış verilen ışının etkisini geriye döndürmek mümkün değildir.Bu yanlışlık ölümle bile sonuçlanabilir.
Tedavi planlaması tamamlandıktan sonra hasta SİMÜLATÖR (Fig.2)denilen bir röntgen cihazına alınarak yapılan çalışma sonucunda hastanın üzerine tedavi alanları gazlı kalem ile çizilir.
Ayrıca hastaya uygun maske , kurşun blok hazırlanması gibi işlemler yapılır.
Radyoterapi hangi aletlerle yapılır?
Simülasyon işlemleri tamamlanan hasta TEDAVİ CİHAZI’na yatırılarak tedavi başlatılır. Radyoterapi LİNAC (Fig.3)veya COBALT-60(Fig.4) gibi radyasyon veren cihazlarla , hastanın 80-100 cm kadar uzağından veya vücudun hastalık olan organı veya dokusu içine birtakım aperey yerleştirilerek yapılır.
Sular yükselince balıklar karıncaları, çekilince karıncalar balıkları yer. Kimse bu gününe güvenmesin. Kimin kimi yiyeceğine suyun akışı karar verir...