Yalansız, dolansız.... - Blogcu

Yalansız, dolansız....

8/7/2008 - Doruklara sevdalandım

Kategori: Şiir


Filiz filiz harelendim dağlara uymak için
Kan gölünde kurulandım hayatı duymak için
Kavgalara kuyulandım sabaha varmak için
Kavgalara kuyulandım sabaha varmak için.

Kekik kokusu duydum
Kekik kokusu koynunda huysuz gecenin
Uyandım birdenbire
Haydi dedim yüreğim gidelim bu şehirden
Bu şehir koparmak istiyor beni özlemlerimden
Yorgunum;
Çünkü yorgunluğumun yaşamak gibi bir anlamı var
Yine de yaşamaktan duyduğum mutluluğun tadına
Düşmanlarım ulaşamazlar...

Katarlar gelir geçer bir geceden bir geceye
Yüreğim yare yare iz bırakır bin acıya
Gün olur şafaklanır karanlıklar bin parçaya
Gün olur şafaklanır karanlıklar bin parçaya.

Denizlerde dalgalandım taşları oymak için
Doruklara sevdalandım ışığa doymak için
Irmaklarda durulandım dağları duymak için
Irmaklarda durulandım dağları duymak için.

Bir kuş çiz yavrum yüzüme gözyaşınla
Bir kuş tel tel kirpiklerim kanat olsun
Bir kuş çırpınan kalbi dudağımda
Bir kuş yavrum sıcaklığın beni bulsun.
Bahar gelmiş balam benim
Bahar gelmiş dayanmış
Dalda yaprak bebeciğim
Suda köpük uyanmış
Kuzulara özenmiş kızım benim
Körpe sesler dinlenmiş
Ay ışığında yanmış yavrucuğum
Onun için beyazmış.

Şarkılar gelir geçer bir heceden bir heceye
Yüreğim yare yare yankılanır bin acıya
Gün olur ufalanır karanlıklar bin parçaya
Gün olur ufalanır karanlıklar bin parçaya

Nihat Behram
Yorum (0) :: Bağlantı

2/6/2008 - Baba

Kategori: Şiir

 

Sen gittin gideli ruhum tarûmar
Insanlar cihandan acep ne umar?
Terk edilen için ömür bir kumar

O gün bugün günler geçmiyor baba!
Bahçemdeki güller açmiyor baba!

Bir gönülün merkezine har düstü
Yaz ortasi yüregime kar düstü
Hayalimde yücelesen yâr düstü

Hüzün bedenimden göçmüyor baba!
Bahçemdeki güller açmiyor baba!

Hasret kaldik, aylar geçti sesine
Bülbüller ram olur gül nefesine
Ruhun veda etti ten kafesine

Beden Azrail’den kaçmiyor baba!
Bahçemdeki güller açmiyor baba!

Rengârenk bahardin,agir kis oldun
Gerçek idin,simdi bize düs oldun
Gözden akan bir damlacik yas oldun

Gögümdeki kuslar uçmuyor baba!
Bahçemdeki güller açmiyor baba!

Cennette saraylar,cehennemde nar
Kimine agir kis,kimine bahar
Vuslat ötelerde,bize hasret var

Ömür bize isik saçmiyor baba!
Bahçemdeki güller açmiyor baba!

Bu âleme dair tükendi sözler
Perdeler inince kapandi gözler
Günesim batti,karardi gündüzler

Huzur,talih bizi seçmiyor baba!
Bahçemdeki güller açmiyor baba!

Rizamizla teslim olduk kadere
Ölüm bizi götürmesin kedere
Bu filmi seyrettik bilmem kaç kere

Kul arzuyla zehir içmiyor baba!
Bahçemdeki güller açmiyor baba!
 

Taner Usanmaz

(Babamsız ilk Babalar gününe..)
Yorum (1) :: Bağlantı

29/5/2008 - UTANSIN

Kategori: Şiir

 

Tohum saç, bitmezse toprak utansın!
Hedefe varmayan mızrak utansın!

Hey gidi küheylan, koşmana bak sen!
Çatlarsan, doğuran kısrak utansın!

Eski çınar şimdi noel ağacı;
Dallarda iğreti yaprak utansın!

Ustada kalırsa bu öksüz yapı,
Onu sürdürmeyen çırak utansın!

Ölümden ilerde varış dediğin,
Geride ne varsa bırak utansın!

Ey binbir tanede solmayan tek renk;
Bayraklaşamıyorsan bayrak utansın.

 

NECİP FAZIL KISAKÜREK

Yorum (0) :: Bağlantı

26/5/2008 - LITTLE CHILD

Kategori: Şiir

With pearls in his eyes and pain in his heart
The little child is crying being lost in darkness
You mightn’t have a house or parents
You mightn’t have anybody, you might have been scorned
Whatever happens and happens
The time and the days will pass
One day might come and you might be consoled little child.

With pearls in his eyes and pain in his heart
The little child is crying being lost in darkness
You’d had various troubles making you get lost
Strangers had taken the little money you deserve
Whatever happens and happens
The time and the days will pass
One day might come and you might be consoled little child.

Strange friends.....

Yorum (0) :: Bağlantı

23/5/2008 - Ağladı İstanbul

Kategori: Şiir
 
Arıyor İstanbul eski günleri
Geceler kahroldu çöktü İstanbul
Ellerini açmış minareleri
İçini Allah'a döktü İstanbul!!

 

Ağladı boynunu büktü İstanbul
Bizi yüreğinden söktü İstanbul


Ah İstanbul ah!
Bilirim matemlisin, bilirim yaslısın
Bilirim kızgınsın bize
Bilmem ki arınır mıyız bu günahtan
Döksen bizi Marmara’ya, Karadeniz’e

 

Ne bunca imparatorluklar
Ne de muharebeler yordu seni
Korundun düşmandan yıllarca
Lakin dost bildiğin, can bildiğin vurdu seni

 

Ah İstanbul ah!
Yüzüne bakacak yüzümüz kalmadı
Bırak bari ismini doya doya analım
Bundan böyle sen bize yan, biz de sana yanalım....

 

Toprağın altından yükselir figan
Bakamaz üstüne yer hicabından
Bağrına bastığı vurdu sırtından
Matem bayrağını çekti İstanbul


Ağladı boynunu büktü İstanbul
Bizi yüreğinden söktü İstanbul

Yorum (1) :: Bağlantı

23/5/2008 - Fetih marşı

Kategori: Şiir

 

Yelkenler biçilecek, yelkenler dikilecek;
Dağlardan çektiriler, kalyonlar çekilecek;
Kerpetenlerle surun dişleri sökülecek

Yürü, hala ne diye oyunda oynaştasın ?
Fatihin İstanbul’u fethettiği yaştasın.!

Sen ne geçebilirsin yardan, anadan, serden....
Senin de destanını okuyalım ezberden...
Haberin yok gibidir taşıdığın değerden...

Elde sensin, dilde sen, gönüldesin baştasın...
Fatihin İstanbul’u fethettiği yaştasın.!

Yüzüne çarpmak gerek zamanenin fendini...
Göster : Kabaran sular nasıl yıkar bendini ?
Küçük görme, hor görme, delikanlım kendini

Şu kırık abideyi yükseltecek taştasın;
Fatihin İstanbul’u fethettiği yaştasın.!

Bu kitaplar Fatih’tir, Selim’dir, Süleyman’dır.
Şu mihrap Sinanüddin, şu minare Sinan’dır.
Haydi artık uyuyan destanını uyandır.!

Bilmem, neden gündelik işlerle telaştasın
Kızım, sen de Fatihler doğuracak yaştasın.!

Delikanlım, işaret aldığın gün atandan
Yürüyeceksin... Millet yürüyecek arkandan !
Sana selam getirdim Ulubatlı Hasandan ....

Sen ki burçlara bayrak olacak kumaştasın;
Fatihin İstanbul’u fethettiği yaştasın.!

Bırak, bozuk saatler yalan yanlış işlesin !
Çelebiler çekilip haremlerde kışlasın!
Yürü aslanım, fetih hazırlığı başlasın...

Yürü, hala ne diye kendinle savaştasın ?
Fatihin İstanbul’u fethettiği yaştasın.!

Yorum (0) :: Bağlantı

16/5/2008 - Zindandan Mehmet' e mektup

Kategori: Şiir

Zindan iki hece Mehmetim lafta !
Baba katiliyle baban bir safta!
Bir de geri adam boynunda yafta...
Halimi düşünüp yanma Mehmed' im!
Kavuşmak mı?... Belki... Daha ölmedim!

Avlu... Bir uzun yol... Tuğla döşeli,
Kırmızı tuğlalar altı köşeli.
Bu yolda tutuktur hapse düşeli...
Git ve gel... Yüz adım... Bin yıllık konak.
Ne ayak dayanır buna, ne tırnak

Bir alem ki, gökler boru içinde!
Akıl almazların zoru içinde.
Üstüste sorular soru içinde:
Düşün mü, unut mu, sus mu, konuş mu?
Buradan insan mı çıkar, tabut mu?

Bir idamlık Ali vardı, asıldı
Kaydını düştüler, mühür basıldı.
Geçti gitti, bir kaç günlük fasıldı.
Ondan kalan, boynu bükük ve sefil;
Bahçeye diktiği üç beş karanfil...

Müdür bey dert dinler bu gün 'maruzat'!
Çatık kaş... Hükümet dedikleri zat...
Beni Allah tutmuş kim ede azat?
Anlamaz; yazısız, pulsuz dilekçem...
Anlamaz ruhuma geçti bilekçem!

Saat beş dedi mi, bir yırtıcı zil;
Sayım var, maltada hizaya dizil!
Tek yekün içinde yazıl ve çizil!
İnsanlar zindan da birer kemiyet
Urbalarla kemik, mintanlarla et.

Somurtuş ki bıçak, nara ki tokat;
Zift dolu gözlerde kat kat...
Yalnız seccademin yüzünde şefkat;
Beni kimsecikler okşamaz madem;
Öp beni anlımdan, sen öp seccadem!

Çaycı, getir ilaç kokulu çaydan!
Dakika düşelim senelik paydan!
Zindanda dakika farksızdır aydan.
Karıştır çayını zaman erisin;
Köpük köpük, Duman duman erisin!

Peykeler duvara mıhlı peykeler;
Duvarda, başlardan, yağlı lekeler,
Gömülmüş duvara, baş baş gölgeler
Duvar katil duvar, yolumu biçtin!
Kanla dolu sünger... beynimi içtin!

Sükut... kıvrım kıvrım uzaklık uzar;
Tek nokta seçemez Dünyadan nazar.
Yer yüzü boşaldı, habersiz miyiz?
Güneşe göç varda kalan biz miyiz?

Ses demir, su demir ve ekmek demir...
İstersen demirde muhali kemir,
Ne gelirki elde kader bu emir...
Garip pencerecik, küçük, daracık;
Dünyaya kapalı, Allah'a açık.

Dua dua, eller karıncalanmış;
Yıldızlar avuçta, gök parçalanmış.
Gözyaşı bir tarla, hep yoncalanmış...
Bir soluk, bir tütsü bir uçan buğu
İplik ki incecik, örer boşluğu.

Ana rahmi dahi şu bizim koğuş;
Karanlığındadır, yeniden doğuş...
Sesler duymaktayım: Davran ve boğuş!
Sen bir devsin yükü ağırdır devin!
Kalk ayağa dim dik doğrul ve sevin!

Mehmed'im sevinin başlar yüksekte!
Ölsekte sevinin, eve dönsek de!
Sanma bu teker kalır tümsekte!
Yarın, elbet bizim, elbet bizimdir!
Gün doğmuş, gün batmış, ebed bizimdir!

Yorum (0) :: Bağlantı

10/5/2008 - Yavuz' un dehası..

Kategori: Şiir

Sanma şahım herkesi sen sadıkane yar olur,

Herkesi sen dostmu sandın? Belki olur ayar olur,

Sadıkane belki olur bu alemde dildar olur,

Yar olur, Ayar olur, Dildar olur, Serdar olur...

 

Arkadaşlar.. Yukarıda okumuş olduğunuz dörtlüğü Yavuz Sultan Selim İran Şahı, Şah İsmail' e yazmıştır. Şiirde enteresan bi ölçü mevcuttur. Bu şiirin şifresini çözen lütfen yorum yazsın. Çözebilene gofret hediye :)))

Yorum (0) :: Bağlantı

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->
Sitenizesayac.com

Hakkımda

Sular yükselince balıklar karıncaları, çekilince karıncalar balıkları yer. Kimse bu gününe güvenmesin. Kimin kimi yiyeceğine suyun akışı karar verir...

Son yazılarım

Güzel vücut için bunları yiyin!
Doğru makyaj tekniklerini biliyormusunuz...
ANNELER GÜNÜ KUTLU OLSUN
Sağlıklı zayflama önerileri
Coy Lab Glove Boxes
Human motion measurement
Titanium dioxide industry
Cargille Products
Borsa düştü dolar yükseldi
Socoin Porto Rotondo srl
Gül ve güzellik sırları
Cildimizin Düşmanları...
Jennic unveils 32-bit wireless microcontroller
AdTech Ceramics
Reverse Osmosis Nedir?
DizayN Su Arıtma Teknolojileri
Gasglass Handheld v2
Trecarco specialist Measurement Intruments
CMM International
Sigara Neden Zararlıdır?
Sevgililer Günü
TENİNİZE EN UYGUN RENKLER!
Laments Possible Closing of KYC
FOREX EDUCATION - FOREX TRAINING
Powered by a 100MHz DSP platform using FPGA technology.

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Aşkım

Kategoriler

  • Bilim
  • Dİn
  • Dünya
  • ELECTRONICS
  • Eğitim
  • finans
  • Golf
  • haber
  • Kadın
  • Kişisel gelişim
  • Kültür-Sanat
  • Mizah
  • moda
  • Müzik
  • otel
  • Otomobil
  • Sağlık
  • seyahat
  • Spor
  • Strateji
  • Tarih
  • tatil
  • tatlı tarifleri
  • Villa
  • yat
  • Yaşam
  • yemek tarifleri
  • Şiir
  • Arkadaşlarım

    teknolojiyleyasam
    egeninyildizi
    reyhan28
    ByPaSS
    akikden
    busecegunler
    BECEDE
    mineabla
    duygularayolculuk
    sihirliyumak
    mucizetatlar
    alpaslan2344
    ilkayinmekani
    gonulgulu
    zeynepvesude
    btunguc
    almulaca
    42zengin